Ersözlü, yaptıÄ?ı yazılı açıklamasında, günümüzde her bin bebekten 5'inin anne karnında 20'nci haftadan sonra öldüÄ?ünü ve bebek ölümlerinin sebeplerinin de
yaklaÅ?ık yüzde 90'ının ölü doÄ?um sonrasındaki otopsiyle aydınlatılabildiÄ?ini kaydetti. Bebek ölüm sebeplerini üç farklı gruplara ayıran Ersözlü, anne karnında
ölümlerin yüzde 25 ile 40'ının bebeÄ?e ait nedenlere baÄ?lı olduÄ?unu aktardı. Bunlar içinde en aÄ?ırlıklı noktanın doÄ?umsal yapısal anormalliklerin yer aldıÄ?ına
iÅ?aret eden Ersözlü, Å?öyle devam etti:
''Bunlar içinde kalp anormallikleri (kalp kapakçıÄ?ı darlıÄ?ı gibi) ve beyindeki anormallikler (beyinde sıvı toplanması gibi) en önemlileridir. Ayrıca spina bifida
denilen ve bebeÄ?in sırtında omurga üzerinde kapanmadan kalan bir delikten omuriliÄ?in bir kısmının dıÅ?arı fıtıklaÅ?ması olarak özetlenebilecek durum da
bebeÄ?in ölümüne neden olabilir. Bunun oluÅ?um riskini azaltmak için gebe kalmadan 3 ay önce baÅ?lamak üzere günde 400 mikrogram folik asit tableti almayı
öneriyoruz. Bu yapısal bozuklukların birçoÄ?u gebeliÄ?in 20'nci haftasında yapılan detaylı ultrason ile ortaya çıkartılabilir.''
Kromozom bozukluklarına baÄ?lı sendromların da ölüme yol açabileceÄ?ini belirten Ersözlü, bunlar içinde en sık görülenin down sendromu olduÄ?unu kaydetti.
Bunun tanısının gebeliÄ?in 11 ile 14'üncü haftaları arasında yapılan bir kan testi ve ultrasonda ense kalınlıÄ?ı ölçümü ile konulabileceÄ?ini ifade eden Ersözlü, bu
testler sonucu riski artmıÅ? bulunan kadınlara amniyosentez (bebeÄ?in çevresindeki sıvıdan örnek alımı) önerdiklerini kaydetti.
BebeÄ?e baÄ?lı ölüm nedenlerinden bir diÄ?erinin bebeÄ?in rahim içinde bir enfeksiyona tutulması olarak belirten Ersözlü, bunlar arasında frengi gibi cinsel yolla
bulaÅ?an hastalıkların yanı sıra kızamıkçık, CMV, parvovirüs, varicella ve listerianın yer alabileceÄ?ini kaydetti.
Anne ve babadaki kan uyuÅ?mazlıÄ?ının da bebek ölümlerine yol açabileceÄ?ini vurgulayan Ersözlü, açıklamasında Å?u görüÅ?lere yer verdi:
''Kan uyuÅ?mazlıÄ?ı nedeniyle de bebek ölümleri olabilir. Annenin kanı Rh negatif ve babanın kanı Rh pozitif olması halinde, bebeÄ?in kanı da Rh pozitif ise, bu
sorun oluÅ?turabilir. Özellikle bu annenin ikinci bebeÄ?i olumsuz etkilenir. İlk bebeÄ?in Rh pozitif olan kanı anne dolaÅ?ımına geçtiÄ?inde anne bu kana karÅ?ı
antikor (savaÅ?çı hücre) üretir. Anne kanındaki bu antikorlar ikinci bebeÄ?in kan hücrelerine hücum eder ve onu kansız bırakır. Bu durumu önlemek için
gebeliÄ?in 28'inci haftasında ve gebelik sonrasında bir enjeksiyon (iÄ?ne) yapılması gereklidir.''
BebeÄ?in eÅ?i olarak belirtilen plasentaya baÄ?lı nedenlerin karın içinde bebek ölümlerinin yüzde 25 ile 35'ini teÅ?kil ettiÄ?ini kaydeden Ersözlü, plasentanın
bebeÄ?in anneden gelen kan akımına aracılı eden ve rahim duvarına yapıÅ?mıÅ? bulunan bir yapı olduÄ?unu belirtti. Bir ucundan da kordon (göbek baÄ?ı) çıktıÄ?ını ve
bebeÄ?in göbeÄ?ine baÄ?landıÄ?ını kaydeden Ersözlü, Å?öyle devam etti:
''Bazı durumlarda plasenta doÄ?umdan önce yapıÅ?tıÄ?ı rahim duvarından ayrılabilir. Özellikle yüksek tansiyon ve pre-eklampsi (gebelik zehirlenmesi)
durumlarında plasenta ayrılabilir. Plasenta erken ayrılırsa bebeÄ?e giden kan akımı azalır ve sonucunda bebek kaybedilebilir. Tüm rahim içi bebek ölümlerinin
yüzde 14'ü buna baÄ?lıdır. Plasentayı ve bebeÄ?i saran zarların enfeksyonu da bebeÄ?e kan götüren damarların harap olmasına yol açarak bebek ölümlerine yol
açar. Plasentadaki damarların fiziksel travma nedeniyle kanaması bir diÄ?er ölüm nedenidir. Anne karnına alınan Å?iddetli darbeler veya karın üzerine Å?iddetli
düÅ?meler bu tür plasental kanamaları baÅ?latarak ciddi tehlike oluÅ?tururlar.''
Bebek ölümlerinin yüzde 5 ile 10'unun anneye ait nedenlerden yüzünden olduÄ?unu belirten Dr. Leyla Ersözlü, bunlar arasında en önemlilerinin diyabet ve
hipertansiyon olduÄ?unu kaydetti. Gebelik öncesi diyabeti olanların ve insülin kullananların mutlaka kan Å?ekerlerini iyi düzenlenmiÅ? olarak gebe kalmaları
gerektiÄ?ine iÅ?aret eden Ersözlü, gebelik süresince de insülin dozları gebeliÄ?in artan ihtiyaçlarına göre çok iyi ayarlanması gerektiÄ?ini bildirdi.
Anneye baÄ?lı bir diÄ?er ölüm sebebinin ise antifosfolipid sendromu olduÄ?unu belirten Ersözlü, bu sendromda gebe kadının plasentasındaki damarlar içinde
küçük pıhtılar oluÅ?tuÄ?unu ve damar tıkanıklıÄ?ı yaratarak bebeÄ?in kan akımını engellediÄ?ini kaydetti. Bu sendromun altında yatan nedenin ise kadının kendi
hücrelerine karÅ?ı nedensiz olarak ürettiÄ?i antikorlar yani savaÅ?çı hücreler olduÄ?unu bildiren Ersözlü, bu antikorların plasenta damar harabiyetine ve pıhtı
oluÅ?umuna yol açtıÄ?ını, bu kadınlarda aspirin ve diÄ?er kan sulandırıcı ilaçların kullanılmasının önerildiÄ?ini belirtti.