O dönemde Özal’ı ilk bulan gazeteci de Hürriyet’in Bölge Temsilcisi ErdoÄŸan Kahya olmuÅŸtu. Bütün gazeteciler Side’ye doluÅŸmuÅŸ, Antalya ismi bir anda Türkiye gündemine oturmuÅŸtu.
BaÅŸbakan olur olmaz ilk ziyaretini Antalya’ya yapmış ve Antalya’nın turizme açılmasının adımlarını atmıştı. Teknolojiyi Türkiye’ye getirmiÅŸ, yol ağının geniÅŸlemesi için start vermiÅŸti. Sözün kısası Antalya’nın bugünlere gelmesinde büyük adımlar atılmasını saÄŸlamıştı.
Biz böylesi bir lideri unuttuk. Antalya’ya çok ÅŸey veren, turizmde öncülük yapan ve kentin önünü açan Turgut Özal’ı hiç birimiz anmadık. Haydi biz anmadık da dünün ANAP’lıları da anmayı unuttu. Oysa eski ANAP’lılar bir araya gelip özel bir anma yapamazlar mıydı?
Hadi ÅŸu anda ANAP yok diyelim. Nerede peki? Demokrat Parti ile birleÅŸmedi mi? Peki Demokrat Parti andı mı Turgut Özal’ı. Maalesef üzülerek söylüyorum ki ne DP andı, ne de baÅŸkası. Özal döneminde zengin olan bir çok Antalyalı da sesini çıkarmadı. Oysa geçmiÅŸe bir minnet olarak Özal için özel anma günü yapılamaz mıydı? Kimsenin aklına gelmedi bile. Ölmeye görsün insan, gözden ırak düÅŸünce gönülden de ırak olunur atasözünün en güzel örneÄŸi Turgut Özal’ın 18. ölüm yıldönümünde daha bariz ortaya çıkmış oldu.