"Her ÅŸey dahilin turizmimiz için artık tartışılmaz bir avantaj olduÄŸu yapılan bu araÅŸtırmanın sonucunda da ortaya çıkmıştır. Almanya'da yapılan bu araÅŸtırmada Türkiye'de her ÅŸey dahil tatile sıcak bakan yaklaşık 12 milyon kiÅŸi olduÄŸunu söyleyebiliriz. Biz bu araÅŸtırmayı yaptırırken zaten her ÅŸey dahilin artık Türkiye için bu zamana kadar bir avantaj olduÄŸunu bilerek yaptırdık. Önemli olan bundan sonra bu sistemi nasıl kullanabileceÄŸimizi, nasıl yönetebileceÄŸimizi belirlemekti. Bu çalışma sadece Almanya'dan Türkiye'ye gelen misafirler üzerinde deÄŸil bütün her ÅŸey dahil konseptiyle ilgili. İspanya'yı da, Tunus'u da, İtalya'yı da, Yunanistan'ı da, Mısır'ı da kapsayan bir çalışma. Farklı olarak biz enstitü yetkililerinden Türkiye ve Antalya'yı ayırarak araÅŸtırmalarını istedik ve bu gerçekleÅŸtirildi. Görüyoruz ki, hakikaten de her ÅŸey dahil sistemini iyi bir ÅŸekilde uyguladığımız takdirde otellerde müÅŸterilerin kendilerini daha iyi hissettiÄŸi, bütçe harcamalarını daha önceden kendilerinin belirlediÄŸi, bu bütçenin dışına kolay kolay çıkmadıkları, çocuklarının ve kendilerinin daha rahat ettiÄŸi bir sistem bu."
Çorabatır Antalya turizminin tüm karar alıcılarının araÅŸtırma sonuçlarını inceleyip ortak bir destinasyon stratejisi yaratılacağını belirtti ve sözlerine ÅŸöyle devam etti:
"Antalya olarak takım oyununu çok iyi oynayan ve bu konuda tüm Türkiye'ye örnek olan bir bölgeyiz. Kültür ve Turizm Bakanlığımıza da bu bilgileri sürekli olarak aktarıyoruz. Her ÅŸey dahil ile ilgili buçalışmayı onlarla da paylaÅŸacağız. Çalışmanın ardından Antalya turizminde söz sahibi olan kurum ve kuruluÅŸlar olarak aldığımız karar ÅŸu: BüyükÅŸehir Belediyesi, valiliÄŸimiz, ATSO, bakanlık ve sivil toplum örgütleri olarak kendi aramızda bu çalışmayı deÄŸerlendireceÄŸiz. Sonra da bununla ilgili ortak bir strateji belirleyeceÄŸiz. Hedef kitleleri Türkiye'ye nasıl getireceÄŸimizle uÄŸraÅŸmamız lazım. Almanya bizim için bu zamana kadar Türkiye turizminin geliÅŸmesinde çok önemli bir pazar olmuÅŸtur. MüÅŸterinin istekleri doÄŸrultusunda yatırımların yönlendirilmesinde ve sistemlerin geliÅŸmesinde çok önemli bir pazar Almanya. Tabii bu müÅŸterilerin isteklerini göz ardı etmeden bizim de kendimize gelecekle ilgili yön vermemiz gerekiyor."
AKTOB BaÅŸkanı Çorabatır yabancı misafirlerin aldığı hizmet kalitesinin düÅŸürülmeden her ÅŸey dahil sistemine bir standart getirilmesi gerektiÄŸini vurguladı. Çorabatır her ÅŸey dahilin hangi otellerde uygulanabileceÄŸinin belirlenmesi gerektiÄŸini ifade etti:
"Antalya'ya gelen misafirlerin her ÅŸey dahil sisteminden çok memnun olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Biz AKTOB olarak her ÅŸey dahilin bir standarta getirilmesi gerektiÄŸini düÅŸünüyoruz. MüÅŸteriyi bu alışkanlıklarından daha aÅŸağıya düÅŸürmeden belirli bir standarta getirmek lazım. Bu sistemin hangi otellerde uygulanabileceÄŸine dair tedbirlerin alınması lazım. Bununla birlikte çok fazla eleÅŸtirilen bir durum var. Bu Alman Seyahat Pazarı AraÅŸtırma Enstitüsü tarafından yapılan çalışmada da net bir ÅŸekilde ortaya çıktı. Esnafın her ÅŸey dahil nedeniyle iÅŸ yapamaması konusu. Alman turistler bu konuya önem veriyor. Bizce bütün turizm beldelerinde öncelikle çevre, esnafın durumu ve restoranlar iyileÅŸtirilmeli. Cazibe merkezlerinin oluÅŸturulması gerekiyor. Deniz- kum- güneÅŸ, tarih ve her ÅŸey dahil sisteminin dışında da bir turizm olduÄŸunu biliyoruz. Bunu geliÅŸtirmek için otellerimizdeki kalitenin dışarıda da yakalanması gerekiyor."
Sururi Çorabatır Antalya'da alışılanın aksine 2011 yılında Rus turistlerin Alman turistleri sayıca geçtiÄŸine dair yorumlara ise ÅŸöyle cevap verdi:
"Evvelki senelere de baktığınızda Temmuz -AÄŸustos döneminde özellikle Almanya'dan gelen misafirlerimizin sayısının stabil gittiÄŸini, çok büyük artış göstermediÄŸini görürsünüz. Eylül 15'ten sonra ise bu durum deÄŸiÅŸir. Bugün Rusların birinci sırada olduÄŸu varsayılıyor ama Eylül - Ekim'de bu sayı kapanıyor. Çünkü Rus misafirlerimizin Eylül ayından sonra seyahat ve tatil anlayışları deÄŸiÅŸiyor. BaÅŸka bölgelere gidiyorlar ya da Rusya'da kalıyorlar. Bu nedenle sezon sonunu görmeden ÅŸu pazar birinci, ÅŸu pazar ikinci demek için erken. Bu her sene böyle oluyor."