DoÄŸan Åžafak
Eski turizmci ve NiÄŸde Milletvekili DoÄŸan Åžafak, son 9 yıldır dövizdeki makasın açıldığını ve bu açığın ancak dövizin yüzde 90, yani enflasyon oranında deÄŸer kazanmasıyla mümkün olacağını söyledi. Bunda en büyük payın Türkiye’de faizlerin yüksek olması olduÄŸunu belirten Åžafak, Türkiye’de faiz oranlarının ABD’den 24 kat daha fazla olduÄŸuna dikkat çekti. Åžafak, “2002 yılında Euro 1,80 TL idi. Bugün bakıyorsunuz 2,40 TL civarında. Enflasyona paralel olarak döviz de deÄŸer kazansaydı, Türkiye turizm gelirleri açısından bambaÅŸka bir noktada bulunurdu. Bakıldığında son 6 aydır dövizde bir iyileÅŸme var. Ancak var olan iyileÅŸme açılan makasın sadece yüzde 30’unu telafi ediyor. Dövizin daha da yükselmesi gerekir” açıklamasını yaptı.
Türkiye sıcak para cenneti
Dövizin yükselmesiyle beraber Türkiye’nin hem ziyaretçi sayısında hem de turizm gelirlerinde artış yaÅŸanacağını belirten Åžafak, dövizin ekonomik gerçeklikteki dengesini bulması gerektiÄŸini söyledi. Hükümetin kullandığı argümanların başında gelen “bir zamanlar Türkiye’de faziler yüzde 80 idi, ÅŸimdi yüzde 12’lere indirdik” söyleminin olduÄŸunu kaydeden Åžafak, “ancak unutuyorlar ki, o zamanlar dövizdeki artış da yüzde 80’ler civarındaydı. Sonraki süreçte dövizi sabitleyip faizi serbest bıraktılar. Bu ÅŸekilde Türkiye sıcak para cenneti haline geldi. Åžu anda piyasada 100 milyar doların üzerinde bir sıcak para var ve bu paralar “hadi bana eyvallah” dediÄŸinde nelerle karşı karşıya kalacağımızı kimse düÅŸünmek bile istemiyor” dedi.Rixos Grubu Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Fettah Tamince'nin "Türkiye'de sektöre makro düzeyde bakılması durumunda turizm gelirleri 45 milyar doları rahat bulur" ÅŸeklindeki deÄŸerlendirmesi konusunda ise Åžafak, "Tamince baÅŸarılı bir turizmci. Bu anlamda deÄŸerlendirmesine katılıyorum. Ancak bu hükümet döneminde turizme hep ÅŸaşı bakıldı. Hükümet turizmin tüm sorunlarına karşı duyarsız kaldı. Her ÅŸeyden önce turizm konusunda saÄŸlıklı bir planlamaya ihtiyaç var. Turizmin en önemli iki ayağı olan otellerde ve acentelerde aşırı bir rekabet olduÄŸu için karlılık sürekli düÅŸüyor. Öte taraftan üniversitelerde turizm sektörü için kalifiye eleman yetiÅŸtirilemiyor. Yapılması gerekn en önemli ÅŸey yatırımların önünün açılması, projelerin desteklenmesi ve turizm alanlarının yatırıma hazır hale getirilmesidir.
Öte taraftan Türkiye’de turizmin bir bacağı topal geliÅŸiyor. Bakıyorsunuz DoÄŸu ve GüneydoÄŸu'da birçok il potansiyel olmasına raÄŸmen turizm alanında geliÅŸemiyor. Bu ÅŸehirleri ziyaret etmek isteyen turistler güvenlik nedeniyle seyahat sigortası kapsamının dışında bırakılıyor. Burada devletin olaya el atması, oraların turizme kazandırılması için çalışması gerekiyor.
Yıldıray Sapan
Antalya Milletvekili ve eski turizmci Yıldıray Sapan ise, "Türkiye'de turizminin en önemli sıkıntılarından birinin her ÅŸey dahil sistemi olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Bu sistem yüzünden turizmci kar edemiyor. Baktığınızda her yıl baÅŸa baÅŸ çıkıyorlar. Nedeni ise her ÅŸey dahil sistemi yüzünden giderlerin fazla, rekabet yüzünden de gelirlerin düÅŸük olması" deÄŸerlendirmesini yaptı. Dövizdeki yükselmenin turizmci için bir avantaj olduÄŸunu da söyleyen Sapan, "Turimcinin gelirlerinin büyük bir kısmının döviz, giderlerinin büyük kısmının ise TL'den oluÅŸması nedeniyle, dövizin deÄŸer kazanması turizmciyi avantajlı duruma getiriyor. 90'lı yıllarda döviz yüksek olduÄŸu için turizmci rekabet edebiliyordu. Ama son 8 yıldır bu durum deÄŸiÅŸti. Sabit seyreden kur karşısında turizmci sürekli kaybetti" dedi.Sapan sözlerine ÅŸöyle devam etti: "Åžahsi olarak Türkiye'de her ÅŸey dahil sisteminin kademeli olarak kaldırılması gerektiÄŸini düÅŸünüyorum. Bu sistemin kaldırılmasını isteyen turizmciler önce 3 ve 4 yıldızlı otellerde baÅŸlanmalı diyorlar ancak ben 5 yıldızlı otellerden baÅŸlanması gerektiÄŸini düÅŸünüyorum. Çünkü 5 yıldızlı oteller bunu daha kolay tölare edebilir.Buna ek olarak, denetimli bir yatırım sürecinin iÅŸlemesi gerekiyor. Antalya mesela, artık doydu. Buraya daha fazla yatırım yapılması, rekabeti kızıştırıp fiyatları düÅŸürmesinin dışında bir iÅŸlev görmez." "Bakanlığın 2023'te 50 milyon turist ve 50 milyar dolar turizm geliri hedefi var. Ancak bunun nasıl yapğılacağı anlatılmıyor. Yani burada iÅŸin planlama ve eylem kısmı eksik. Böyle bir hedef koyduÄŸunuz zaman, oturup sektör temsilcileriyle birlikte bu konuyu masaya yatırırsınız. Buna dair bir planlama ve eylem süreci oluÅŸturursunuz. Böyle bir hedefe ulaÅŸabilmek için her ÅŸeyden önce bir plan dahilinde hareket etmelisiniz."
"Türkiye'deki saÄŸlık turizmi potansiyeli hakettiÄŸi gibi deÄŸerlendirilmiyor. Bu konuda mesela bir plan oluÅŸturulabilir. Avrupa'nın yaÅŸlanan zengin bir nüfusu var. Bu potansiyel saÄŸlık turizmiyle Türkiye'ye çekilebilir. Önemli olan bunların planlanması. Her ÅŸey dahil sistemi yüzünden turist ülkede para harcamıyor. Kaldı ki kaldıkları oteller bile para kazanamıyor. Turistik bölgelerde esnaf kan aÄŸlıyor. Geçen yıl Antalya'da bine yakın esnaf kepenk kapattı. Bunun nedeni her ÅŸey dahil sistemidir. Zaten bu sistem yüzünden Avrupa'nın alt tabakası Türkiye'ye tatile geliyor ve para harcayamıyor."
Mustafa Sönmez
Ekonomi uzmanı gazeteci - yazar Mustafa Sönmez ise Fettah Tamince'nin yorumlarını doÄŸru bulduÄŸunu ancak hükümetin turizm sektörüne üvey evlat muamelesi yaptığını bu nedenle de hedeflere ulaşılamadığını söyledi: "Bence Merkez Bankası ve Hükümet 1,65 seviyesinde dövize istikrar kazandıracaktır. Burada asıl sorun cari açığın çok ciddi boyutlarda olması. Bu açığın kapatılması için hükümet ihracatı teÅŸvik edecek ve ithalatı azaltacaktır. Cari açık dış ticaret kaynaklı büyüyor. İhracat yeteri kadar yapılamıyor ve ithalat yoÄŸun. Turizmin gücü cari açığa derman olamaz. Ancak kurun 1,60'lara çıkmasını turizmci bir teÅŸvik olarak görebilir. İş yapmaya heves edebilir. Daha çok turist getirmeye çalışacaktır. Ancak Türkiye'ye gelen turist para harcayan bir turist deÄŸil. Yılda 30 milyın turist geliyor ancak büyük bir kısmı doÄŸru dürüst para harcamıyor. Türkiye'deki ucuzcu deniz - kum -güneÅŸ tatillerinden kültür turizmine dönmelidir. Fettah Tamince'nin bahsettiÄŸi doÄŸrudur, Türkiye'de böyle bir potansiyel vardır. Ancak bu potansiyelin geliÅŸtirilmesi için ciddi bir çaba gösterilmiyor. Hükümet muhafazakar yapısı nedeniyle turizme üvey evlat muamalesi yapıyor. Artan turizm etkinliÄŸi AKP'nin temsil ettiÄŸi muhafazakar kanadın hoÅŸuna gitmiyor."
Bahattin Yücel
Turizm eski Bakanı ve yazar Bahattin Yücel ise Tamince'nin yorumları üzerine ÅŸu ifadeleri kullandı: "Doların Türk lirası karşısında deÄŸer kazanması incoming iÅŸ yapanlar için iyi bir geliÅŸme ancak outgoing için ise kötü bir geliÅŸmedir. Bunlar anlık dalgalanmalardır ve turizme çok büyük etkileri olacağını sanmıyorum. Döviz getiren her ticari faaliyet gibi turizm de elbette cari açığın kapanmasına yardımcı bir sektördür. Fettah Tamince'nin sahibi olduÄŸu oteller büyük bir baÅŸarıyla, olaÄŸanüstü büyüyor. Rixos Grubu kendini ikiye katlıyor. Cirosunun da kendini ikiye katlamış olması gerekir. Kendi iÅŸletmelerindeki durumu anlatsın, göstersin. Yurtdışındaki sermaye hareketlerini baÅŸarıyla yönetip bu noktaya geldi. Önce bu iÅŸin nasıl olacağını, kendi iÅŸletmelerindeki durumu açıklasın."
Nizamettin Åžen
Antalya Tanıtım Vakfı BaÅŸkanı ve yazar Nizamettin Åžen ise turizmi makro perspektife taşımanın ancak yeni segmentlere ağırlık verme yoluyla baÅŸarılabileceÄŸini belirtti ve döviz kurlarındaki aşırı iniÅŸ ve çıkışların yabancı turistin Türkiye'ye duyduÄŸu iktisadi güveni sarsabileceÄŸini söyledi: "Kurdaki aşırı iniÅŸ ve çıkışlar spekülasyon boyutunda gerçekleÅŸiyor. Bu durum da turizmi çok etkiliyor. Turist açısından istikrarsız bir ortamda tatil yapmak anlamına geliyor. Turist bir gün farklı, bir gün farklı kurdan döviz bozduruyor. Aralıklar dar gibi görünse de turistler için bu farklar önemli. Dalgalı kurda bu bandı sabitlemek söz konusu olmadığından mümkün deÄŸil ancak ani iniÅŸ-çıkışların durdurulması gerekiyor. Türkiye'deki para politikaları bugüne dek aslında turizmcinin iÅŸine geliyordu. Otellerdeki enflasyon dışarıdakinden farklıydı. Kurların artması bu nedeniyle otelcileri biraz rahatlatmış olabilir. Ancak sektörün diÄŸer kesimlerine de zarar verecektir. Dar kalıplarda düÅŸünmemek lazım. Türkiye olarak biz eÄŸlence sektörünü, kongre sektörünü ihmal ettik. OrtadoÄŸulu turistler özellikle eÄŸlence parklarını tercih ediyor. Temalı parklara ilgi gösteriyor. Biz bunu sadece oteller bünyesinde yapabildik. Dışarıya çıkaramadık. Sayın Tamince doÄŸru bir noktaya dikkat çekmiÅŸ. Turizmden makro bakıp, maksimum fayda saÄŸlamalıyız. Farklı turizm alanlarını deÄŸerlendirmeliyiz."