Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Başkan Akaydın, gazetecilik yaptıkları için görüşleri nedeniyle birçok gazetecinin böyle bir günde tutuklu olmasının insan hakları ve demokrasi adına üzücü olduğunu söyledi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla görev yapan yaygın ve yerel basın mensuplarıyla sabah kahvaltısında bir araya geldi. Basın mensuplarının günlerini kutlayarak konuşmasına başlayan Başkan Akaydın, “Bugün basının sorunlarını konuşmak ve bunlara ortak olmak için bir araya geldik. 1961 yılından bugüne gelinen mücadelenizi çok yakından izledim. Demokrasi tarihinde basının yaşadıkları sorunlarla mücadele eden, bugüne gelinmesinde emeği olan özellikle basın özgürlükleri ve basın hakları konusunda emeği geçen herkesi kutluyorum” dedi.
Basın adına endişeliyiz
Başkan Akaydın, Türk basının yaşadığı süreçte gelinen noktayı doğru bulmadığını belirterek, “Dünyada bazı ligler var. Bunlardan bazıları da basın özgürlüğü, demokrasi, kadın hakları gibi liglerdir. Bu liglerde Türk basının yerinin basın özgürlüğü açısından 138’inci sıraya düşmesi, hapisteki gazetecilerin görüşleri nedeniyle, kaleminden dolayı yıllarca hapiste olması üzüntü veriyor. Bu durum, benim gibi insan hakları ve demokrasiye gönül koyan biri olarak ciddi şekilde üzüyor. Yargı bağımsızlığının ortadan kalktığı, yargı mensuplarının klasik devlet memuru zihniyetine geldiği, siyasi iradenin emri haline getirilmiş bir ortamdayız. Kuvvetler ayrılığı dengesinin tamamen yok edilmiş olması çok önemli bir faktör” diye konuştu.
Bu durumdan kurtulmalıyız
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Akaydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunu artık zaman zaman ülkenin iç işlerine karışmaktan çekinmeyen dış odaklar da olayın öneminin farkına vardılar. Bu çekinceleri, özellikle AB temsilcileri sık sık dile getiriyor. Bir an önce bu durumdan kurtulmayı diliyorum. Bunun için herkesin üzerine düşen görevi yapması gerekiyor. Bunda en büyük görev sizlere düşüyor. En önemlisi eskiden sendikasızlaştırmayı tartışıyorduk. Bugün bunlar ikinci konuma düştü. Konuşmamız gereken bunlar olmalıydı. Sizlere 2012 yılında sağlık, mutluluk, başarı diliyorum. Özellikle basın hakları konusunda Türkiye’nin daha güzel günler görmesini diliyorum.”
Cezaevinden gazete çıkıyor
Daha sonra konuşan Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Akdeniz Şube Başkanı Bünyamin Tokmak, aslında gazetecilerin sosyal hakları, ekonomik özgürlükleri, kıdem tazminatı gibi sorunlarını konuşmayı istediklerini ancak bunun mümkün olmadığını belirterek, “Artık bunları konuşmak içimizden gelmiyor.Gazetecilik yapmanın mümkün olmadığı bir ortamda özlük hakları, kıdem tazminatı, maaş gibi konuların pek önemi kalmıyor. Türkiye’de 97 gazeteci, gazetecilik yaptıkları için içeride. Bugün iktidar en çok Ergenekon’dan şikayetçi. Ergenekon terör örgütünün peşine düşen Ahmet Şık, o da sadece gazetecilik yaptığı ve kitap yazdığı için cezaevinde. O kadar çok gazeteci cezaevinde ki birkaç yıl içinde cezaevinden 3-5 gazete yayımlanabilecek duruma gelinecek. Muhabir orada, yazıişleri müdürü orada. Cezaevi gazeteleri olacak. Sendikal mücadele çok önemli. Cemiyet Başkanımız da bugün bu konuda bir çağrı yapmış. Kendisine teşekkür ediyorum, kendisini kutluyorum, böyle bir hassasiyeti gösterdiği için. Ama maalesef çağrılar çok da yeterli kalmıyor. Sendikal çağrıları fiiliyata geçirmek gerekir. Önümüzdeki engelleri ortadan kaldıracak bizleriz. Bu toplantıdan hemen sonra notere gidip sendikaya üye olmak gerekir” diye konuştu.
Beraberliğe ihtiyaç var
Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni ise her yıl 10 Ocak tarihinde sorunlarını dile getirdiklerini belirterek şunları söyledi; “Aynı söylemleri tekrar ediyoruz. Bir yıl aradan geçiyor ve her yıl kaybımız oluyor. Bizi endişelendiren, sıkıntıya düşüren bir takım olumsuz olaylarla karşı karşıyayız. Basın özgürlüğüne yönelik tehditler varken, emekçileri temsil eden örgütler ne yapıyor? Sendika örgütlerine bakınca hiçbir şey yapmadıklarını görüyoruz. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Gazeteciler ekonomik özgürlüklerine kavuşursa, mesleklerini özgürce yapabilir. Antalya’da yerel gazetelerin sahiplerinin emekçilerden olması sevindirici bir olay. Bunun avantajını iyi kullanmalıyız. Antalya’da Türkiye’ye örnek bir gazetecilik var.”