Eski bakan evlendi
PKK sınır karakoluna saldırdı: 1 asker şehit
‘Rakibim Baykal’
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Organ nakilleriyle deÄŸiÅŸen hayatlar

Organ nakilleriyle deÄŸiÅŸen hayatlar
Binlerce kişinin hayatını kurtaran, milyonlarcasına ise umut olan organ nakli, bir çok kişi için de hayata yeniden bakmanın anlamını taşıyor. Organ bağışıyla yaşama yeniden tutunan hastalar, yüzlerindeki acı ifadeyi bir kenara bırakarak yeniden sağlıklarına kavuşmanın mutluluğu içinde yollarına devam ediyor.
08.11.2010 / 11:53

Organ naklinin simge çocuklarından biri haline gelen İbrahim Berk YeriÅŸ, çeÅŸitli saÄŸlık sorunları nedeniyle 13 yıllık yaÅŸamında küçük operasyonlar hariç tam 25 kez ameliyat masasına yattı. Henüz 1.5 yaşındayken ameliyathane ile tanışan Berk'e 3 kez böbrek nakledildi. Berk, 8 yaşında karaciÄŸer nakliyle de tıp literatürüne geçti. Antalya'da yaÅŸayan Åžafak ve Sebahat YeriÅŸ çiftinin oÄŸulları İbrahim Berk'e 6 aylıkken böbrek hastalığı teÅŸhisi kondu. Böbrek ve mesanesinde oluÅŸan taÅŸ nedeniyle 1.5 yaşından itibaren defalarca ameliyat olan Berk'in böbrekleri 6 yaşında iflas etti. Babasının bağışladığı böbrekle bir süre yaÅŸama tutunan Berk'in vücudu böbreÄŸi reddedince bu kez hem karaciÄŸer hem de yeni bir böbrek nakli gerekti. Berk'e 8 yaşındayken de Antalya'da trafik kazasında hayatını kaybeden 6 yaşındaki Berkant Ünsel'in organları hayat verdi. Beyin ölümü gerçekleÅŸtikten sonra ailesi tarafından organları bağışlanan minik Berkant'tan alınan karaciÄŸer ve böbrek Akdeniz Üniversite Tıp Fakültesi Organ Nakli Merkezi'nde 10 saat süren ameliyat ile küçük Berk'e nakledildi. Böylece dünyada ilk kez 6 yaşındaki bir çocuktan alınan karaciÄŸer ve böbrek aynı anda 8 yaşındaki bir baÅŸka çocuÄŸa nakledildi. KaraciÄŸer nakli yapılırken aynı anda yine Berkant'tan alınan böbrek de nakledildi. Nakil sonrası yüzünde gülücükler açan Berk'in böbreÄŸi 5 yıl sonra yeniden iflas edince bu kez annesi Sebahat YeriÅŸ oÄŸluna can verdi. Neredeyse hastanelerde büyüyen Berk, ''Doktor olmak ister misin'' sorusuna gülerek, ''Operasyonlar dahil 25 ameliyat geçirdim. Bunlara katater takmalar, küçük operasyonlar dahil deÄŸil. Doktor olmayı düÅŸünmüyorum, lazım deÄŸil. Uçak mühendisi olmak istiyorum ama her geçen gün yeni meslekler çıkıyor. Onları da bekleyip görmek gerek'' cevabını verdi. Baba Åžafak YeriÅŸ de oÄŸlunun hastalığı sayesinde neredeyse bir saÄŸlık çalışanı kadar tıbbi bilgilere sahip olduÄŸunu söyledi. OÄŸlundan kan aldığını, onun serumlarını taktığını belirten YeriÅŸ, ''Ağır ameliyatlar geçirdi. Biz bunu kader olarak görüyoruz. Çok mücadele etmemiz lazım. Her ÅŸey Allah'tan dedik. Berk'in sayesinde tıbbi bilgi sahibi olduk'' diye konuÅŸtu.
Anne Sebahat YeriÅŸ ise oÄŸlunun tedavisinin yanında psikolojisiyle de çok ilgilendiklerini söyledi. Sebahat YeriÅŸ, ''Yani ona kendisinden daha kötü durumda olanları gösterdik. Bu hastalık sayesinde her eksiden artı çıkarmayı öÄŸrendik. Mutlaka daha kötü durumda olanlar var. Kendimizden daha iyi olanlara bakıp mutsuz olacağımıza daha kötü durumdakilere bakıp, halimize ÅŸükredip mutlu olmayı öÄŸrendik'' diye konuÅŸtu. OÄŸluna, kendini bildiÄŸinden itibaren hiç yalan söylemediÄŸini vurgulayan YeriÅŸ, ''O'na ne olacaksa aynen aktardık. Ameliyatlara daha güvenli gitti. Hiç problem yaÅŸamadık'' dedi. İlköÄŸretim 7. sınıf öÄŸrencisi Berk, okuldaki baÅŸarısı ile de adeta parmak ısırtıyor. ÇoÄŸu kez hastalığı nedeniyle okula devam edemese de derslerini hiç aksatmıyor.

Vucudunda 6 böbrek taşıyor
Rize'nin İkizdere ilçesinde yaÅŸayan 34 yaşındaki Yunus EkÅŸi ise vücudunda 6 böbrekle yaşıyor. EkÅŸi, vücudunda kendisinin dışında annesinin, babasının ve ölümlerinin ardından organları bağışlanan 19 ve 25 yaÅŸlarındaki iki gencin böbreklerini taşıyor. Küçük yaÅŸta çekmeye baÅŸladığı böbrek aÄŸrısı üniversite yıllarında tekrarlayan EkÅŸi'nin organ nakliyle tanışması 1994 yılında ''nefrit'' teÅŸhisi konulmasıyla baÅŸladı. Böbrekleri 1998 yılında iflas edince, annesi böbreÄŸini oÄŸluna bağışladı. Annesinin böbreÄŸi nakledilen EkÅŸi'nin kendi böbrekleri de vücudunda bırakıldı.
Bir süre saÄŸlıklı yaÅŸam süren EkÅŸi'nin yeni böbreÄŸi 2004 yılında çalışmaz hale geldi. Bunun üzerine diyalize baÅŸlayan 1.90 santimetre boyunda, 125 kilogram ağırlığındaki EkÅŸi'nin vücudu aşırı su tutup, daha çok rahatsızlık verince, bu kez babası Hasan EkÅŸi'nin bağışladığı böbrek dördüncü organ olarak Yunus EkÅŸi'ye nakledildi. Babasından nakledilen böbrek de ancak iki yıl dayandı. Yunus EkÅŸi yeniden diyalize girmeye baÅŸladı ve bu kez de damar yolları tıkandı. SaÄŸlık Bakanlığı'nın acil nakil gereken hastalar listesine alınan EkÅŸi'ye geçen yıl MuÄŸla'da trafik kazasında yaÅŸamını yitiren 19 yaşındaki gencin böbreÄŸi nakledildi. 11 ay sonra EkÅŸi'nin yeni böbreÄŸi de iflas edince 7 ay sonra yine kadavradan vücuduna yeni bir böbrek yerleÅŸtirildi. Böbrek naklini kendisini için ''alışılmış bir durum'' olarak tarif eden EkÅŸi, diyalize girmektense nakil yaptırmayı tercih ettiÄŸini belirterek, duygularını ÅŸöyle paylaşıyor: ''İkisi kendimin olmak üzere dört nakil böbreÄŸim var. Ben alıştım. İki tedavi şıkkınız var. Ya diyaliz ya da nakil. Kimse ölümü tercih edemez. Diyaliz yerine nakli tercih edip mücadele ediyorsunuz. Diyalize girmediÄŸiniz bir gün kardır. Nakilden sonra 'ne kadar gidecek' diye kaygılanıp dua ediyorsunuz. İlginç bir duygu çünkü deÄŸiÅŸik insanların böbrekleri vücudunuzda duruyor ama çoÄŸunluk bende, ikisi benim. Bir günün beyliÄŸi de beyliktir. Nakil korkulacak bir ÅŸey deÄŸil. İlk baÅŸta çekiniyor insan ama korkulacak ÅŸey deÄŸil.'' Yakınlarına böbrek bağışlayacaklardan da ürkmemelerini isteyen EkÅŸi, annesinin 12 yıl önce kendisine bir böbrek verdiÄŸini hatırlatarak, ''Annemin 10 yıldır doktora bile gittiÄŸini görmedim'' dedi. EkÅŸi, 4 yılda kendisine 3 kez böbrek nakli yapan Medical Park Hastanesi Organ Nakli Merkezi BaÅŸkanı Prof. Dr. Alper DemirbaÅŸ ve ekibini artık ailesinden bir parça olarak gördüÄŸünü belirterek, ''Alper hocam bana 'başımın belası' olarak sesleniyor. Ben de 'bir gün öleceksem de senin elinden öleceÄŸim, kaçışın yok hocam' diye takılıyorum'' diye konuÅŸtu.

Annesiyle organ kardeÅŸi oldu
4 yaşındaki Elif Ece de annesi Hasibe SaÄŸdullahlar'dan aldığı böbrekle yaÅŸama tutundu. Annesiyle ''böbrek kardeÅŸi'' olduÄŸunu belirten Elif Ece, ''Annesinden böbrek aldığı için çok mutlu olduÄŸunu'' söyledi. DiÅŸ hekimi annesi Hasibe SaÄŸdullahlar ise Elif Ece'nin hastalığını öÄŸrendiklerinde ÅŸok geçirdiklerini belirterek, ''Çok saÄŸlıklı bir çocuktu. Denize giren, kışın dondurma yiyen, hastalanmayan bir çocuktu'' dedi. Böbrek yetmezliÄŸi teÅŸhisinin ardından mikrop kapmasın diye Elif Ece'ye maske taktıklarını hatırlatan anne SaÄŸdullahlar, sözlerine ÅŸöyle devam etti: ''İlk maske taktığında (Neden maske takıyorum) dedi. Buna cevap vermek biraz zor oldu. Çok anlayışlı bir çocuk. Hastalık sürecinde bize çok yardımcı oldu. AÄŸlamadı. Kan verirken ÅŸarkı söylüyordu. BöbreÄŸi reddedeceÄŸini bilsem de (kızıma böbreÄŸimi vereceÄŸim) dedim eÅŸime. O da aynısını yapar. Bizim için düÅŸünülecek bir konu olmadı. Kızımızın bir gün dahi mutlu yaÅŸaması her ÅŸeye bedeldi. Nakil için bu konuda en iyi uzmanı bulmak istedik. En çok vakaya kim müdahale ediyor? Ben de diÅŸ hekimiyim. Ne kadar çok kanal tedavisi yaparsam elim o kadar iyi oluyor. Bu konuda en çok vakaya müdahale eden baÅŸarılı kiÅŸiyi bulmaya çalıştık. Alper DemirbaÅŸ hoca olduÄŸunu öÄŸrendik. Gerekirse hayatımızı deÄŸiÅŸtirip Antalya'ya yerleÅŸmeye karar verdik. Bizim için hiç önemli deÄŸil. Alper hocanın Elif Ece için en iyisi olduÄŸuna inandım. Kızımı hiç düÅŸünmeden teslim ettim.'' Ameliyattan sonra Elif Ece için her ÅŸeyin mükemmel olduÄŸunu ve kızının toparlandığını kaydeden Hasibe SaÄŸdullahlar, ''Elif Ece bir gün yoÄŸun bakımda kaldı. Babası yanındaydı ve uyandığında ilk olarak beni sordu. Babası benim gelemediÄŸimi söyledi. İnanmamış ve (annemi getir) demiÅŸ. Odaya geldiÄŸindeki bakışlarımız çok farklıydı. Elif Ece gözüme çok farklı geldi. Elif Ece'nin kapıdan geçiÅŸindeki bakışı içimi deldi geçti. (Elimi tutmazsan giderim, senin için geldim) dedi. Ve biz yataklarımızı birleÅŸtirip el ele tutuÅŸtuk. Hastaneden çıkana kadar el ele uyuduk. (Anne seninle böbrek kardeÅŸi olduk deÄŸil mi?) sözü beni çok etkiledi. Uyuyup her uyandığında, (Anne biz senle böbrek kardeÅŸiyiz deÄŸil mi?) dedi. (Hem annen hem böbrek kardeÅŸinim) diyorum ona. Ona hayat vermek çok güzel bir ÅŸey. İkinci kez. Onun bir gülüÅŸü için her ÅŸey feda olur'' diye konuÅŸtu.

Yüzde 10’u hayatı kaybediyor
Medical Park Antalya Hastanesi Organ Nakli Merkezi BaÅŸkanı Prof. Dr. Alper DemirbaÅŸ, Türkiye'de yaklaşık 60 bin böbrek hastası bulunduÄŸunu söyledi. Türkiye'de kadavradan ilk böbrek naklinin 1978 yılında yapıldığını bildiren DemirbaÅŸ, 2000 yılında 46 olan kullanılan donör sayısının geçen yıl 261'e ulaÅŸtığına dikkati çekti. DemirbaÅŸ, milyon kiÅŸi başına düÅŸen donör sayısının 3,6 olması nedeniyle, özellikle böbrek hastaları için canlıdan nakillerin umut olduÄŸunu ifade etti. Organ bağışının artmasına karşın istenilen seviyeye ulaÅŸmaması nedeniyle binlerce böbrek hastasının annesi, babası, eÅŸi ya da akrabasından aldığı böbrekle yaÅŸama yeniden tutunduÄŸuna dikkati çeken DemirbaÅŸ, her yıl diyaliz hastalarının yüzde 10'unun yaÅŸamını yitirdiÄŸini vurguladı. DemirbaÅŸ, ''Bu yıl 6 bin kiÅŸiyi böbrek yetmezliÄŸinden, böbrek nakli yaparak kurtarabileceÄŸimiz halde kaybedeceÄŸiz. 2015 yılında ise 100 bin kiÅŸinin diyaliz hastası olacağı öngörülüyor'' dedi.


   
Etiketler:
Bu haber toplam 1050 defa okundu.
Sizde Yorum Yazın


YORUMLAR(2)
YAZARLAR