“Kırcami planını kimler iptal ettirdi ?” diyerek fitili ateşlerken, “Ateşi eliyle tutmak istemeyenler maşa kullandı” diyerek ve bir oda başkanı ile CHP’li Muratpaşa Belediye Başkanı Evcilmen’i işaret ederek de yeni ve uzun sürecek polemiklerin kapısını ardına kadar açtı…
Türel, Büyükşehir’in de Kırcami planını yargı aşamasında yeterince savunmadığını öne sürdü…
İşte bu açıklamalarına dün hem Büyükşehir’den hem ‘maşa’ olmakla itham edilen Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vahap Tuncer’den anında açıklama geldi.
Sözkonusu açıklamalar elinizde tuttuğunuz gazetemizde ayrıntılarıyla mevcut.
Ben şimdi kim haklı kim haksız mevzusuna girmeyeceğim. Ancak Türel’in özellikle bazı odalar diyerek ve hatta birinin ismini vererek işaret ettiği sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili değerlendirmelerim olacak.
Yaklaşık birkaç yıl önce yine bir yazımda STK’ların yani sivil toplum kuruluşlarının siyasallaşmasının getirdiği noktaları ele almıştım. Sanırım Türel’in Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemdi. O dönem bir çok STK, Türel yönetimindeki Büyükşehir’in hemen her icraatının karşısında yeralıyor ve birbirinin neredeyse aynısı açıklamaları peş peşe sıralıyorlardı.
Açıklamalar sanki ‘tek elden çıkmış’ görüntüsü veriyordu…
Eleştirilerin önemli bir bölümü haklıydı belki ama bir süre sonra bu STK’ların başındaki yöneticilerin bir kısmı CHP’den çeşitli görevlere aday olarak ortaya çıkınca işin rengi de şeklide değişti.
Ben işte bunu eleştirmiş ve STK’ların bu siyasi fotoğraf içerisinde asla inandırıcı olamayacaklarını savunmuştum.
Belki o dönem kızanlar da oldu bana ama zaman haklı olduğumu gösterdi. İşte o dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı, bugünün milletvekili Türel de açıklamalarında örnekleme yaparken öncelikle buna dikkat çekiyor.
Ne diyor ?
Kırcami planına ilk davayı açan Ziraat Odası Başkanı Vahap Tuncer, CHP’den aday oldu diyor. Yani, Tuncer, bu davayı kamu yararı için değil siyasi menfaati için açtı demeye getiriyor.
Türel haksız, aksini iddia eden Tuncer haklı olabilir ama ortaya konan fotoğrafı kamuoyunun nasıl gördüğüne bakmak lazım.
Siz eğer STK sorumluluğu ile bir eylem yapıp ardından aktif siyasete soyunuyorsanız, sokaktaki vatandaşı samimi olduğunuza inandıramazsınız…
Öncelikli sorumluluğu kamu yararı olan STK’ları bir siyaset basamağı olarak görürseniz, haklı olduğunuz konularda bile inandırıcı olamazsınız…
Bugün gelinen nokta da maalesef budur.