İşin ahlak boyutu ticari boyuttan çok da geride kalmış.
Ticari deÄŸerler önemli iken ahlak, adalet olmasa da olur.
Öyle mi?
Her nedense bu ülkenin kodamanları koruma ve kollama gibi bir huyu var.
Ticari deÄŸerler ne zaman ahlak ve adaletten üstün olursa, iÅŸte o zaman her türlü çirkinliÄŸe, çirkefliÄŸe izin vermek o kadarda kolay olur.
Futbolumuz kirle büyüyorsa, yapılması gerekenler yapılmıyorsa ahlaki deÄŸerler, hak ve hukuk yerlerde süründürülüyorsa demek ki futbolumuzun bağışıklık kazanmış bir yanı var demektir.
Bu bağışıklık kazanmış durumda ağızlardan çıkanlar ne olmalıydı?
Bunun telaffuzunda olmaya gerek var mı?
AÅŸağı yukarı bütün renklerin tek tek kirlendiÄŸi bir ligde Antalyasporumuzun renklerinde herhangi bir kirin olmaması bir taraftarı olarak benim için bir gurur ifadesidir.
Bu baÄŸlamda tertemiz kalmada duyarlılığı ve emeÄŸi olan herkesi yürekten kutluyorum.
* * *
Güllüpınar’ın suyu kurudu mu?
Bilenler bilir, Korkuteli’nin bilmem ne mevkisinde Güllüpınar diye bir pınarımız var.
Bu pınarımızın suyu yıllarca dört koldan beslenmesiyle debisi oldukça yüksek bir haldeydi.
Bu yüksek debiye sahip Güllüpınar, bölgenin susuzluÄŸuna her zaman deva oldu.
Zamanın içinde onun ayrı bir anlamı vardı.
Hayat için, tarım için kısacası yaÅŸayan her varlık için Güllüpınar’ın kazandırdığı çok ÅŸeyler ayrı bir deÄŸerdi.
Ne olduysa oldu?
Bir zaman sonra yalnızlaştı.
Dört koldan beslenemez oldu.
Yanlış yapılan adımlar Güllüpınar’ı günümüzde kuruma noktasına kadar getirdi.
Çünkü özellikle Met Tepesinden Ab Tepesinden gelen suların kesilmesi Güllüpınarın varlığını tartışılır hale soktu.
YaÅŸatmak için açılan kanalların da yanlışlığı bu ÅŸirin pınarımızın kurumasına engel olamadı.
Ne yapmalı?
Tüm önem arzeden konu bu sorunun cevabında saklı.
Kanımca artık tüm bölge kendi hayatları için yeni bir pınar oluÅŸturmalı.
Bugünün hesabında olmadan yarının geleceÄŸinde saÄŸlıklı bir yaÅŸamın adı konmalı. Yoksa kayıp aranıyor ilanlarında görülecek çok hesaplar olur.