Çünkü, çok doÄŸrucudur. DüÅŸündüÄŸünü direkt söyler. Gazeteci olarak yazdıkları doÄŸrudur, eÄŸridir tartışılır fakat siyasetin hiçbir kalıbı ona göre deÄŸildir. Akkaya kalıba girmez. Neden siyasete girdi onu da anlamış deÄŸilim. Onun kendisine göre doÄŸruları vardır ve ÅŸahsen ben onu öyle bilir, öyle kabullenirim.
Açık söyleyeyim, çalıştığı gazetelerde benim hakkımda yazmadığını bırakmadı. En ağır ifadelerle beni eleÅŸtirdi. Kızmadım mı?.. Çok kızdım.
Tarzı öyleydi, deÄŸiÅŸmezdi.
Ancaaak, ÅŸunu da açık ve net ifade edeyim; İbrahim Akkaya, dürüst, kuruÅŸa tamah etmeyen, karnı açlıktan guruldasa, ‘tokum’ diyecek kadar gururlu biridir.
Bunu da bir dönem onun müdürü olarak çalışma sıfatıyla biliyorum.
Tutuklanma gerekçesi, bağış makbuzu kesmemekmiÅŸ.
Siyasete girdiÄŸine bin piÅŸman biri, cebindeki üç kuruÅŸu da MuratpaÅŸaspor için harcadığını bildiÄŸim biri nasıl oluyor da 300 bin TL’yi cebine indirmekle suçlanıyor aklım almıyor.
Spor kulüplerinde, özellikle de belediyelere baÄŸlı kulüplerde yönetici olmak çok zor ve risklidir. O takımın transferlerini, ihtiyaçlarını karşılamak maharet ister.
Ali’nin külahını Veli’ye, Veli’nin takkesini Ali’ye giydirmek zorunda kalırsın.
İyi niyetli bu çalışmalar zaman zaman iÅŸte böyle kazalarla sonuçlanabilir.
Olayın içeriÄŸini tam bilemiyorum. Fakat, içimden bir ses, bu olayın iyi niyetli bir giriÅŸimin, kılıfa uydurulamamasının yarattığı sonuç olarak görüyorum.
Ve, diyorum ki; “Ey, MuratpaÅŸa Belediye BaÅŸkanı Süleyman Evcilmen… Kasırga’da bir çok bürokratın gözaltına alındı, tutuklandı, aylarca içeride yattı, çıktı. Herkes biliyor ki, CHP’li belediyeler büyüteç altında… Ona raÄŸmen ders almadın mı?.. Bak, bu kez meclis üyelerin ve çalışanların içeride… Etrafında sana hizmet eden insanlar bir ÅŸekilde hapse giriyor. Neden önlemini almıyorsun? İşleri neden sıkı tutmuyorsun? İç denetim mekanizmasını neden iÅŸletemiyorsun?”
Åžimdilik bu kadar…